Ajandahaber
2017-03-31 01:00:49

12’den Vurmak

Davut Topçu

davuttopcu33@hotmail.com 31 Mart 2017, 01:00

                              12’den Vurmak

                             İnsan bir şey yapmak istediğinde asıl amacına ulaşmak gayesini güder. O da anlatmak istediği şeyi tam da 12 den isabet etmektir. Yani anlatmak istediği şeyi insanların algısına yerleştirmektir. Böylelikle bilerek veya bilmeyerek algı yönetimi oluşmaktadır. Tabi ki her zaman belli bir kesim o algı akımında yüzmeyebilir. Bazen bu durumlarda anlatabilmek ve anlaşılabilmek ikilemi doğmaktadır. Bazen de çok uzun süren anlaşılabilmek tartışmaların merkezini oluşturur. Kamuoyu dediğimiz ve bizlerin hedef kitlesi bazılarımızı oltasına takar oradan oraya sürükler. Ben burada duanın hedefi bulmasından bahsetmek istiyorum.

                            Mesela bir sporcu düşünelim; Okçuluk sporuyla ilgilenen bir insanın başarılı bir atış yapması için bazı noktalara çok dikkat etmesi gerekir. Öncelikle okçuluk sporunun malzemelerini iyi tanıyıp kendini bu sporun bir üyesi olarak kabul etmesi be bu sporla ilgisini somut olarak ortaya koyması başlangıç noktasını oluşturur. Bu sporun donanımlarına fiziki ve zihinsel olarak sahip olması gereklidir. Bu noktaları geçtikten sonra asıl iş sahip olunan bütün kazanımların eyleme dökülmesine kalır. Bizim bu misaldeki sporcumuz hepsine hazır diyelim. Şimdi de zihnimizde bir eylem ile sonucu yaşayalım. Eline almış olduğu yay ile atış yapacağız. Fakat yayın içine oku yerleştirip gerginleştirdikten sonra atışı yapmak elbette yeterli olmayacaktır. Bize ne lazım; hedefi belirlemek ve hedefe yönelmek. Şimdi de aynı şekilde hazırlanalım, hedefi belirleyelim, hedefe yönelelim ve atışı yapalım. Yine hedefi şaşıracağız. Peki, eksik nerede? Şu bizim vuracağımızı iddia ettiğimiz 12 nerede? Şimdi konuya dalmak zamanı. İstediğimiz kadar tarif ettiğimiz şekilde atış yapalım. Eğer bizim sporcumuzun gözü hedefte aklı da başarmakta olmazsa sonuç hep hüsrandır.

                        Başka bir misalle devam edelim.

                        Şimdi de bir asker olalım. Bu vatanın evlatları askere gider ve gururla bitirip döner. Hatta bazı yörelerimizde askerliğini yapmayana kız bile vermezler. O kadar vatansever bir milletiz ki çiğnetmeyiz vatanımızı hiçbir namerte. Dolayısıyla kültürümüzde “Vatanına sahip çıkmayana namus emanet edilmez” olgusu yerleşmiştir. O zaman biz bu işi öğrenelim. Yani hedefi 12’den vurmayı bilmemiz gerekiyor. Bir askere öğretilen en önemli şey silahla atış yapmaktır. Şimdi de silahla hedefi vurmayı deneyelim. Eğitimimizi aldık ve silahı hedefe doğrulttuk. Fiziki ve zihinsel yeterliliğimiz de var. O zaman atış yapalım bakalım ne olacak. Hedefe yöneldik ve atış yaptık ama vuramayacağız. Çünkü başarının önemli noktalarına temas etmezsek sonuca ulaşamayız. Eğer biz hedefi 12’den vurmak istiyorsak bize neler lazım. Önce hedefe yöneleceğiz. Yani kalp ve zihin hedefi düşünecek. Gözümüz kalbimiz ve yüreğimiz hedefte olacak. Kısacası bu işin kuralı “göz-gez-arpacık”. Şimdi hedefi vurmaya hazırız.

                        İşte asıl konu budur. Allah cc’ın bize rahmeti olan “Dua” da bu çerçevede olursa hedefe ulaşabiliriz. “Deki: Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var” Furkan/77 ışığında bakarsak; bu ayeti kerime biz kullara verilmiş bir haktır, fırsattır ve rahmettir. Fakat sıkıntı bu eylemin nasıl gerçekleştirilmesindedir. Eğer Yüce Mevla’ya yalvaracaksak öncelikle kalbimizin O’na yönelmesi gerekiyor. Yüreğimizle ve zihnimizle Allah’a yöneleceğiz. Kalbimizde başka bir arzu yatıyorsa, zihnimiz de başka bir âlemle meşgulse biz hedefi çoktan kaybetmişizdir. Hem duanın sahibine başvuracağız hem de biz orada olmayacağız. Bir kamu kuruluşunda bile kişini kendi gelsin diye şart koşarlar. Biz ki aciz varlıklar olarak, her şeyin sahibi ve bütün yaratılmışların muhtaç olduğu O yüce Makama gidip te sipariş usulü istekte bulunmak kişi için çok manidar olduğu açıktır. Öyleyse O’dan dua ile bir şey isteyeceksek; kendimiz için veya ümmet için fark etmez, usulünce yapmamız gerekir. Dostlarım! Şu çağrıya kulak verdiğimizde “Sabırla ve namazla Allah’tan yardım isteyin” Bakara/153 duanın hedefi bulması için bizim de orada olmamız lazım. Allah cc’ın doksan dokuz sıfatını düşündüğümüzde tek yardım makamı O’dur. Bir kıssa anlatılır halk arasında. Bir arkadaş namaz kılmaya giderken arkadaşı seslenmiş “Bana da dua et” bizim ki; Peki senin nerde olduğunu sorarsa ne diyeyim! Artık “Dua” vaktidir. Dostlar! Bu gün hedefi vurmaya ne dersiniz? Dualarda buluşmak dileğiyle. Yalnız gelirken kendinizi de getirmeyi unutmayın!

Davut TOPCU / MERSİN
davuttopcu33@hotmail.com

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.