Ajandahaber
2021-05-12 15:32:25

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın.

Davut Topçu

davuttopcu33@hotmail.com 12 Mayıs 2021, 15:32

Usta be! biz sana gönlümüzü kaptırdık. Diyar diyar dolaşan ayaklarımızı feda ettik. Yolunu yol, yönünü yön bildik. Aşkına aşk dedik mecnun olduk. Duruşuna baktık dikleştik, dirileştik. Arkamdan gelin dedin, yanında yürüdük. Sigaraya savaş açtın; fakat biz anlamadık alışkanlıklar listesine neden sondan başladın. En kötüsünden sonra seni görünce hayatımıza cemreler yağdı dedik. Her gün baharı bekler olduk. Milli olduk, bakmadık her yer betonlaşırken doğanın hayatımızdan çekip gitmesine. Bunlar hep simülasyon muydu be usta. Arkamızdan her şey söylediler de kulak vermedik, aldırmadık be usta. Kahpeler, hainlerle birleşti yuvamızı yıkmaya çalıştı. Sözleşmelerle canımız yandı, Canlarımız gitti, yürekler parçalandı, bedenler soğuk kaldırımlara serildi. Ama keyfi bir özgürlük zulmetiyle evden uzaklaştırmaların baş rolleri, yuva yapıcıları yoldan çıkardı, emanet aldıklarımız rayından çıktı, biriken enkaz sözleşmeleri geçti. Osmanlının ümmete güven ve himaye ikram ettiği şanlı destanlar yazdığı bu topraklar bileğiyle savaşan nice Çeçen yiğitleri ve kalemiyle savaşan nice aslanları yuttu. Gökten indirilen demir, adalet yerine bir daha ölüm kustu. Tarih, bir katliam gerçeğini daha kaydetti sayfalarına ümmetin yetimleri Kudüs emanetçileriyle. Aç kaldık, susuz kaldık, uykusuz kaldık. Ama hep yan yanaydık fakat yanımızdaydılar be usta.  Biz, başından beri hep Dava dedik; sen de öyle demiştin. İçin için yandık, kül olduk; yeniden dirildik bir daha yandık. Fakat baktık ki yanan evimiz, yurdumuz, ailemiz, kardeşimiz. Usta be! Biz ateşi yanlış yerde mi yaktık ki; enkazın altından kardeşlerimizin sesi geliyor. İnandığımız değerleri oyunun kurallarına heba ettik, kadınlarımızın kutsalını aldık ellerinden. Değer miydi be usta. Kuzu postuna bürünmüş hainler mazlumlara kan kustururken biz ekmeksiz kalan çocukları hepten unuttuk. Bir gemide bir mazlum varsa o gemi batırılamaz derken; mazlumların içindeki bir hain için her şeyi gözden çıkardık be usta. Ya gözlerimizde bir sorun var ya da bize yanlış gözlük vermişler be usta. Her gün bu bir rüya olsun, ya da rüyamın içinde bir kâbus olsun diye dua ettim be usta. Kral çıplak dedim, fasıklar sarmış dedim, çakallarla kurtlar millileşmiş fakat gönüller ihanetin koynunda dedim ama sadece onlar duydu beni.  Sen hiç akıllara durgunluk veren bir gerçeğin; bebeklerin acımasızca katledilmesindeki acı kadar kalbinde hissini yaşadın mı? Her gün zehir yudumlayarak, bir gün daha dedin mi? Usta! Korkar olduk, davaya biz mi ihanet ediyoruz, yoksa yanlış bir davanın duruşmasında sanık mıyız? Usta! yemin olsun ki, biz onları bilmiyoruz ama onlar bizi çok iyi biliyor. Bugün kendini ispatlamaya kalkan teşkilat mensupların senin girdabın olacak be usta. O gün geldiğinde onlar bilecek kim kimdir? Kim nedir? Kim kendilerine kesin düşmandır. Kim seninle hakkın yanındadır. Selefiler kimdir bilir misin be usta. Her yanımızda veba gibi korona gibi fışkırıyorlar. Osmanlının trenin çölde çürütenler, Siyonistlerin düşmanlarına düşmanlık yapan hainlerin uşakları; en iyi dost gibi görünen, dava adamı olduğunu haykıran sübyancı yandaşlardır. Kral çıplak be usta. Ey Komutan, kalk ve diril! Kim hain? Kim düşman? Kim can kardeşin? Bir bak ta kimse kalmadan etrafını derle, Ümmeti topla. Hatırlar mısın? Hicaza gittiğinde; Yanında Hoca vardı. Bir alim sadece seninle görüşmek istemişti. Hatta Hocamız bile şaşırmıştı. Sana ordunun komutanı olduğunu ve 20 yıl vaktin olduğunu söylemişti. Usta! Devran geçmeden, devir değişmeden, Zalimler pusu kurmadan Hainlerin hesabını gör. Ey Komutan! Mazlumlar seni beklemekte. Bir gün yapacak bir şey kalmadı demeden diril ve dikil ordunun başına.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.