"Yeni bir varlık barışı söz konusu değil"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarındaki artışı 'şok' olarak değerlendirerek, "Vergi yükünde bir artış yok ve olmayacak. Türkiye ekonomisi açısından da petrol fiyatlarının artması maalesef talihsiz bir gelişme çünkü cari açığımızı arttırıyor" dedi.

Yüksek petrol fiyatlarına rağmen Türkiye'de bir sıkıntı olmadığını ve süreci iyi yönettiklerini belirten Şimşek, "Türkiye'nin şu anda ne bir döviz sıkıntısı var, ne bir petrol sıkıntısı var" diye konuştu. 

Bakan Şimşek, Koç Üniversitesi'nde düzenlenen "Jeopolitiğin İş Dünyası Üzerindeki Etkileri" başlıklı uluslararası konferansa katıldı. Çeşitli ülkelerden gelen finansçı, akademisyen ve işadamlarının hazır bulunduğu konferansta konuşan Bakan Şimşek, son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Mehmet Şimşek, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Varlık barışına ilişkin sorular üzerine Şimşek, sürecin uzatılmasının söz konusu olmadığını söyledi. 

Mehmet Şimşek, "Yeni bir varlık barışı söz konusu değil. Tamamen geçmişte varlık barışı yasası çerçevesinde yapılan bir takım beyannameler ve tadiller vardı. O tadilleri yerine getiremeyenler biliyorsunuz bu yapılandırmadan yararlanabiliyorlar. Sadece bu yapılandırmadan nasıl yararlanacaklarına dair bir tebliğ söz konusu. Yani varlık barışının süresinin uzatılması veya yeni bir varlık barışının gündeme oturması söz konusu değildir. Tamamen geçmişte varlık barışından yararlanmak isteyip de onun tabii ki gerekliliğini yerine getiremeyenler mükelleflerimize fırsatlar sundu. Bu fırsattan yararlanmaları için 2 Mayıs'a kadar diğer mükelleflere olduğu gibi süre var. Şu an yeni bir varlık barışımı gündemimizde değil. Bir ihtiyaç olduğu kanısında değilim. Zaten biz cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı barış projesini uygulamaya koyduk. Şu anda oldukça iyi gidiyor. Yoğun ilgi var" dedi. 

İDO'nun özelleştirilmesi ihalesinde verilen teklif fiyatının düşük olduğu yönündeki eleştirilere ilişkin konuşan Bakan Şimşek, şunları söyledi:

"Ben genel konuşuyorum. İDO'yu belediye yaptığı için yani detayları bilmiyorum. Özelleştirmede biz hep şunu yaparız. Komisyon kurulur, o komisyon özelleştirilecek varlığın değerini belirler. Yani diyelim ki bir elektrik dağıtım şirketi onun değerinin belirler. Hiçbir şekilde komisyonda ihalede o değerin altına inilmez. Dolayısıyla mutlaka bir değer tespiti yapılmıştır. Mutlaka o çerçevede bu özelleştirme söz konusu olmuştur. Dolayısıyla neyin ucuz neyin pahalı yetersiz olduğu hususları böyle gerçekten dışarıdan bakılarak anlaşılmayabilir. Önemli olan o şirketin şu anda yarattığı değerdir. Veya geleceğe ilişkin beklentilerdir. Dolayısıyla olaya o çerçevede bakmak lazım. Biz özelleştirme idaresinde hep sözde şirketin değerinin tespit edilmesi için bir komisyon kurarız. O komisyon bir değer tespitinde bulunur. Daha sonra o tespit edilen değer baz alınır. Ve o çerçevede ihale sonuçlanır değerlendirilir."

Cari açıkla ilgili soru üzerine, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğunu ifade eden Bakan Şimşek, doğalgazın hemen hemen tamamının ithal edildiğini söyledi. 

Mehmet Şimşek, "Türkiye'nin petrol kuyuları yok denecek kadar az. Dolayısıyla Türkiye enerjide önemli derecede dışa bağımlı. Bu Türkiye'nin bir gerçeği. Bu gerçeği değiştirmek için, yani bu dışa bağımlılığı azaltmak için son yıllarda bu memleketin rüzgarını, suyunun, güneşini, jeotermal kaynaklarını elektriğe enerjiye dönüştürmek için gerçekten bir çaba isterindeyiz" dedi. 

Ekonomisi büyük olan Türkiye'nin, enerji ihtiyacının da hızla arttığının altını çizen Şimşek, bu yılın ilk çeyreğinde araba satışlarının, bir önceki yıla göre yüzde 50-60 yukarıda olduğunu söyledi. 

Mehmet Şimşek, "Bunların hepsi Türkiye'nin tabii ki geliştiğini, büyüdüğünü gösteriyor. Ve enerji ihtiyacının sürekli arttığını gösteriyor. Hal böyleyken tabii ki bu alternatif enerji kaynaklarının katkısı sınırlı kalıyor. Ancak şu da bir gerçek; hükümet olarak bütün alternatifleri değerlendirip harekete geçiriyoruz. Hidroelektrik santralleri yapılıyor, rüzgar gülleriyle donatılıyor. Jeotermal kaynaklar harekete geçiriliyor" diye konuştu. 

"PETROL FİYATLARININ ARTMASI TALİHSİZ BİR GELİŞME"

Son günlerde petrol fiyatlarındaki artışa da değinen Şimşek, "Nükleer konusunda attığımız adımlar var ama birde kısa vadede şu son gelişmelerin yarattığı petrol fiyat şoku var. Petrol fiyatlarının yaklaşık 120 dolarları aşmış olması şu demek; son birkaç ay içerisinde petrol fiyatlarının yüzde 40 artmış olmasını ifade ediyor. Bu bir şoktur. Petrol fiyatındaki bu artış dünya ekonomisi için en büyük risktir. Bundan önceki dünyanın beşle başlamanın tamamı bir reaksiyon beş tane durgunluk bunların tamamı petrol fiyatlarındaki artışla aynı döneme denk geliyor. Türkiye ekonomisi açısından da petrol fiyatlarının artması maalesef talihsiz bir gelişme çünkü cari açığımızı arttırıyor. Sizde biliyorsunuz ki petrol fiyatlarında 10 dolarlık artış Türkiye'nin cari açığını belli varsayımlar altında 4 buçuk milyar dolar artıyor. 10 dolarlık artış 4 buçuk milyar dolarlık bir yük getiriyor" ifadelerini kullandı. 

Bakan Şimşek, söz konusu artışın, enflasyonun yanı sıra büyümeye de olumsuz etkileri olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:

"Çünkü daha çok benzine para harcadığınız zaman bu para dışarıya gidiyor. Yani dolayıs lektrik dağıtım şirketi onun değerinin belirler. Hiçbir ıyla başka ürünlere harcayabileceğiniz imkanınız sınırlı oluyor. Ama şu gerçeği de kabul etmek gerekiyor ki, bu yüksek petrol fiyatlarına rağmen Türkiye'de bir sıkıntı yok süreci iyi yönetiyoruz. Cari açık yüksek, bunu daha makul düzeylere çekmek için her türlü çaba içerisindeyiz. Türkiye'nin şu anda ne bir döviz sıkıntısı var, ne bir petrol sıkıntısı var ama geçmişi hatırlayın. Petrol fiyatları 70'li yıllarda 4 dolar 10 dolar iken, Türkiye ne sıkıntılar yaşamış. Cari açık geçmişte bunun yarısı iken, ne sıkıntılar yaşanmış. Bugün Türkiye bütün bu dış şoklara rağmen iyi götürüyor. Petrol fiyatları Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği zaman 27 dolardı. Bugün 127 dolardan bahsediyoruz, bu da bir gerçek. Sonuçta bunu yönetmemiz lazım. Ama orta uzun vadede katma değeri yüksek, yoğun teknoloji ürünler üreterek biz bu dar boğazı aşacağız."

"Petrol fiyatlarındaki artışın vergiye bir yansıması olur mu?" sorusu üzerine Mehmet Şimşek, "Hiçbir şekilde, biz bu dönemde vergiler arttırmadık. Benzin fiyatlarındaki artış tamamen petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor. Yani dolayısıyla şunu anlatmaya çalışıyorum. Bizim vergi yükümüz sürekli bir şekilde aşağı iniyor. Çünkü biz vergiyi nominal düzeyde sabit tutuyoruz. Ama bu ülkede biraz enflasyon var. Dolayısıyla sürekli bir şekilde bizim topladığımız vergilerin reel değeri düşüyor. Vergi yükünde bir artış yok ve olmayacak. Fakat petrol fiyatlarındaki artış tabii ki ister istemez şu veya bu şekilde ülkelerimize ve ekonomimize yansıyor" yanıtını verdi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner15

banner30