Çöl Aslanları

                                     Çöl Aslanları

                                    Sessizliğin vurgun yaptığı, kuru ve sıcak bir çölde kimsesiz çağlayanlarım nida eder durur. Toprak, vaz geçmiş hayat vermekten. Son bulan hayatları feryatlar içinde bağrına basıyor. Artık, ne yağmur ne de tohum gerek. Her zerresine harf harf dizilmiş, asırların yetim destanı. Ben ne olayım da geleyim o topraklara. Hiç utanmadan, yüzüm kızarmadan. Gidenle doğan, aynı cümlede ümmeti arıyor, kalan da ölüme cilve yapıyor. Şanlı toprak; Yerin daha da altı var mı? Üstümde yaşanan zulmü kaldıramam, beni benden aşağıya gömün! Derken kahrolayım ben. Her dakika sayılır burada, şehadete ne kadar yaklaştım diye. Her damla su bir damla gözyaşı için içilir. Ağlamak, sadece annelerin ve listede olmayanların kendini tutamayıp salıverdikleri duygudur. İnsanın insan olmayı öğreneceği yerdir burası. Evlatlar bir başka sevilir, ayrı bir tonda çağrılır. Belki, bir daha o ayaklar sevdiklerine taşıyamaz bedenlerini. Herkes yiğittir, pehlivandır, cesurdur. Kimse kendinin kadın olduğuna bakmaz taş atarken zalime. Her sokakta bir heyecan vardır. Sanki peygamber her sabah yüzlerine “emanetime sahip çıkın” diyormuş gibi sağlam adımlarla çıkılır evlerden. Kimse evini özlemez, o evi özlediği gibi. Çünkü “bizim öyle bir evimiz var ki; önceden sevdiğimiz şeyleri oraya göndeririz” diyen Ebu Zer’in kardeşleridir. Kimisi kolunu, kimisi bacaklarını, kimisi sevdiğini, kimisi yüreğini göndermiştir önceden. Cümleler tane tane secdelerle alınlara kazınmıştır. Feveran eder güneş, bir gün daha doğayım o topraklara. Karanlık, her adımda zalimin sinesine gizlenir de yine Nur’a yenik düşer. Ağırdır sevmeleri, sineleri Aşk’a tutulmuş gençlerin. Umut Sevdalarına mürekkep olur da akıp gider çağlara. Çırpınır o gözlerde sessiz bir hüzün, kardeşliği sorar. Bir mermi gibi fırlar masumluk bedenlerden. Tutulmuşuz, insafsız yüreklerimizle “ben” sevdasına. Semaya dikilen gözler her gün birimizi alıp götürür Mahkeme’yi Kübra’ya. Ey dil! paslı cümlelerini yut artık. Şahitliğin şimdi gerek. Bir çember etrafında cümle savurmayı adam sananlar; seni adam diye mi? saydılar da, çaldın erdemli hayatların bedenini. Bir fırtına kopar o diyardan, kan kokusunu kahpelerin yüzüne kırbaç gibi çarpar. Bir şahit yazılır minik bedenlerden ve zihinlere haykırır kelim kelime; yetimliğimi ağzınıza almayın! Eller nasır tutmuş, kor gibi ateşin müptelası olmaktan. Sakın deme! Kardeşlik kağıda yazıldığı gibi toprağı koklamadan bedene yazmaz. Burada her lokma buram buram aşk kokar, suyun her damlası Kevser’den akar. Küfrün sinesine birer birer savurmuş direnişin taşlarını, o şanlı Bedir’in delikanlıları. Her gün bir başka elbise giyseler de hep aynıdır şehadetin rengi. Her ferdin cebinde bir anahtar saklıdır. Ne kapısı var bu anahtarın ne de kildi. Ama öyle bir yeri açar ki hayranlıkla izlersin. O anahtar kıvılcım kıvılcım intifada dokunmuştur. Her zerresine aşk suyu katılmıştır. Dövülmeden sevgiyle yapılmıştır. Bir yolu gösterir o anahtar, vuslat diyarında. O yolda yürümek, keskin bakışlı, demir bilekli, destan yüzlü kardeşlerin işidir. Her adım zalime kaybediş, mazluma umuttur. Allah, bir tek o belde için cennete kapı yaptırmıştır. Eğer delikanlı değilsen, taşıyamazsın onu. Eğer vefalı değilsen, yürüyemezsin o yolu. Bu yolda herkese bir rol biçilmiştir ebediyetten. Her doğan, rolünü bilir yürekten. Adımlar küfre zincir vurmak için atılır. İsimler; Allah’ın düşmanlarına bir çöl aslanı gibi korku salmak için verilir. Orada unutulmaz hiçbir şey; ne aşklar nede kıyamlar. Hayatın tam alnına kazınmış bir söz yansır dudaklarına yiğitlerin. “O, inkâr edenlere de ki: «Siz mutlaka yenileceksiniz ve toplanıp cehenneme sürüleceksiniz. O ise ne kötü döşektir!” Ali İmran 12 / Kur’an-ı Kerim.  Ya Rabbim! O belde de; Mazlumluğu sinesinde saklayan, Kâfirin alnına ayetlerini vuran yiğit kardeşlerime zafer nasip et! O kardeşlerimi kâfirlere karşı üstün kıl! O kardeşlerimin ibadetlerini kabul et! Dualarına icabet et! Ya Rabbi! Bizi onlara kardeş kabul et! Âmin!

Davut TOPCU / MERSİN - davuttopcu33@hotmail.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
secdem
secdem - 2 yıl Önce

kaleminize yüreğinize sağlık..