Orman Bölge Müdürlüğü tüm dünyaya örnek olacak bir çalışmaya imza atıyor. Geçtiğimiz yıllarda kızılçam, sedir gibi türlerde ağaçlandırma yapan müdürlük, hayata geçirdiği uygulama ile hem bölgeyi ormanlarla donatıyor hem de köylüyü ormanlarına kendisinin sahip çıkmasının önünü açıyor.
Orman Bölge Müdürlüğü diktiği ceviz, dikenli incir ve zeytin fidanları ile donattığı orman alanlarını köylülere bakmaları karşılığında ücretsiz dağıtıyor. Bu yolla arazisi olmayan yüzlerce köylü üretici konumuna geldi.
Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Mersin Orman Bölge Müdürü Abit Baca, yıllık 6 bin hektar ağaçlandırma programları olduğu bilgisini verdi. “Daha önce 2008-11 arası önemli bir ağaçlandırma çalışması yapılmıştı” diyen Baca, “Ama oralarda yaşayan köylülerin de durumunu düşünerek biz ağaçlandırma çalışmasını farklı bir alana kaydırdık. Biz orman yaparken aslında çok daha fazla orman arazisine kısa sürede sahip olabiliriz. Ancak Mersin’de yaygın olan Yörük kültürü nedeniyle bölge halkı ile işbirliği ve ortak bir fikirle orman arazilerimizi değerlendiriyoruz” dedi.
Sadece çam dikmiyoruz
Mersin’in orman alanında çok zengin bir ülke olduğunun altını çizen Abit Baca, “Zengin bir bölgeyiz. İl genelinde yüzde 54’ü orman. Yani 861 bin hektar orman alanına sahibiz. Son yıllarda orman varlığını artıran ender illerden birisiyiz. 3-4 yıl gibi kısa bir sürede 820 bin civarında bulunan orman varlığını 861 bin hektara çıkardık. Bizim bu orman arazimizin yüzde 56’sıda verimli orman arazisi.
Biz halkın ormanla iç içe yaşamını bildiğimiz için sadece sedir, kızılçam değil, badem, ceviz, harnup gibi ürünlere de yöneldik. Şuan istediğimiz ölçüde önemsenmeyi başaramadık ama ileriki yıllarda gereken önemi kazanacağını inanıyorum.
Mesela geçen yıl 80 bin dikenli incir diktik. Silifke’nin köylerine 60 hektar alanda zeytin geliştirme alanı yaptık. Yine bu sene 3500 ceviz dikimi geliştirdik. Diktiğimiz ağaçları da o köylerde yaşayanlara bakımlarını yapma karşılığında dağıttık” şeklinde bilgi verdi.
Köye dönüş üretim demek
Aynı projeye bu senede devam etmek istediklerine vurgu yapan Baca, “Köylüler bu ağaçlara sahip çıkarsa güçlenir ve kazanırlar. 2-3 sene müdürlük olarak biz bakabiliriz ama sonrasında bu köylüler kendi ağaçlarına sahip çıkmak durumundalar. Çünkü köyleri de geliştirmek durumundayız. Çünkü köyler boşalmış. Biz yeri geliyor çalıştırmak için köylerde eleman dahi bulamıyoruz. Eğer köyde olursa insan üretir. Şehirleştikçe sadece tüketici olurlar. Ancak hizmet sektöründe bir iş yapabilirler. Bu nedenle köyleri geliştirmeli ve insanlara teşvik etmeliyiz” şeklinde konuştu.
Biz üretiyoruz, İzmir kazanıyor
Mersin’de çok çeşitli biçimlerde orman ürünleri üretiminin olduğunu ancak yeterli çalışmanın yapılamaması nedeniyle farklı bölgelerde değerlendirilmek durumunda kaldığını ifade eden Abit Baca, “Orman ürünleri Mersin’de toplanmıyor ama ihracatı İzmir gerçekleştiriyor. Mecburen oraya gönderiyoruz çünkü markalaşma orada gerçekleşmiş. Özellikle defnede sık sık tesisler açılıyor ama dal olarak alıp kurutup yine İzmir’e gönderiyor. Diğer ürünlerde de aynı sistem uygulanıyor. Mesela Harnup ürünü burada toplanıp, işlem görüyor. Ama pazarı burası değil” diyerek Mersinli girişimcileri bu sektöre yatırım yapmaya çağırdı.
Sadece yangınla mücadele etmiyoruz
Orman Bölge Müdürlüğü denilince akla sadece orman yangınıyla mücadelenin geldiğinin altını çizen Orman Bölge Müdürü Abit Baca sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz orman bölge müdürlüğü olarak çok önemli işlere imza atıyoruz ama sadece yangınla mücadele ettiğimiz gibi yaygın bir kanı var. İklimin de verdiği rahatlıkla bu sene geçen yıllara oranla daha az orman yangını yaşadık. Bu yıl yaşanan 86 yangında 70 hektar ormanlık alan yangından zarar gördü. Geçen yıl bu rakam 180 yangında 502 hektar alan zarar görmüştü. Ama geçen yıla göre bu sene şartlar daha olgundu.
Biz yangında ilk müdahaleye önem veriyoruz. 15 dakika içerisinde yangın yerinde olmalıyız. Biz ekiplerimizi kritik yerlere yerleştirdik. Hemen anında müdahale edebiliyoruz. Orman yangınıyla mücadele aynı futbol gibidir. Eğer alana iyi yayılır ve alan savunmasını iyi yaparsanız sahaya da hakim olursanız.
Biz orman bölge müdürlüğü olarak sadece ağaçlandırma değil, yol kenarı alanların ağaçlandırmasını da yapıyoruz. Biz sadece devlet ormanı değil, yol okul hastane gibi yerleri de ağaçlandırıyoruz. Bu yıl en az 200 okul, 200 mezarlık ve bir o kadar da cami ağaçlandırması yaptık. Mesela bulduğumuz her çeşme başına ağaç diktik.”