ELİNİN KÖRÜ, FUKARA, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE
- 14 Mart 2018, 00:27
Deyim: Gerçek anlamından ayrı bir anlamı ve farklı bir anlatımı bulunan, iki veya daha fazla sözden oluşan standartlaşmış sözcük guruplarına denir. Deyim yerine ‘tabir’ de kullanılır.
Ölünün kûru/Ölünün körü/Elinin körü
Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye/Geçti Bolu’nun pazarı, sür eşeğini Niğde’ye:
Günlerden bir gün köylünün biri Bor’un pazarına gelmek için sabah erkenden kalkar ve pazarda satacağı malını eşeğine yükler yollara düşer. Kasabaya yaklaşırken, bir çeşme başında biraz dinlenip eşeğini de otlatmak gerekir diye düşünür. Eşeğini bir ağaca bağlar kendisi de bir diğer ağacın altına oturup dinlenmek ister. Sabah erken kalktığı için uykusuzdur ve uzun süre uyuya kalır. Uykuyu biraz fazla kaçırır. Uyandığında güneşin bir hayli yükseldiğini görür. Pazara yetişmek için hızlı hızlı yollara düşer. Pazar yerine ulaştığında pazarın dağılmış olduğunu görür. İşini bitirip köye dönmekte olan diğer köylüler ve pazarı temizleyen kişiler; “Pazar çoktan dağıldı, yarın Niğde’de pazar var, sür eşeğini Niğde’ye” derler.
Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü/ Fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü:
Giymek için fazla seçeneği olmayan kişiler, yazın giydikleri beyaz bir kıyafeti, kışın da giymek zorunda kalabilirler. Tanıma göre de atasözü, “fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü” şekline dönüştürülmüş.
Bu farklı söylemden iki sonuç çıkartıyoruz:
YORUM EKLE
Yorumunuz Onaylanmak Üzere Gönderildi
